GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi

Haberler

Yer İmi ve Paylaşım
Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

'Spekülatöre para kaptırmayın'

Tarih: 2 Temmuz 2009 Kaynak: Haber Türk
Bakan Yıldırım üçüncü köprü güzergahını açıkladıktan sonra uyardı: "Ortada dolaşan haritalara itibar etmeyin"

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul'da yapılacak üçüncü köprünün proje çalışmalarının tamamlandığını ve yapım ihalesinin yakın zamanda ilan edileceğini belirterek, "Vatandaşlarımızı arsa spekülatörleri konusunda uyarıyorum. Sonra büyük kayıplara uğrayıp, hayal kırıklığı yaşamasınlar" dedi.

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlamaları çerçevesinde Beşiktaş'taki Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı'nda düzenlenen törene katılan Bakan Yıldırım şunları söyledi: "Üçüncü boğaz köprüsü projemiz bu yıl içinde yap-işlet-devret modeliyle ihale edilecek. Bu köprü, mevcut köprülerimizin üzerinde bir köprü olacak. Böyle önemli projeler gündeme geldiğinde bundan nema sağlamak isteyen fırsatçıların ortaya çıkması doğaldır. Vatandaşlarımızı uyarıyorum. Arsa spekülatörlerine, ortada dolaşan haritalara itibar etmesinler. Paralarını kaptırmasınlar. Sonra hayal kırıklığı ve büyük kayıplar yaşayabilirler. Köprünün inşa edileceği bölge ve güzergahı konusunda bakanlık olarak İBB ile sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerini alarak çalışmaları tamamladık. İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan yeşil alanlarını hiçbir şekilde tahrip etmeyecek, yerleşimi kuzeye doğru mümkün olduğunca yaymayacak, İstanbul kent içi trafiğini rahatlatmasının yanında daha da önemlisi Batı'dan Doğu'ya transit trafiği alacak bir güzergah seçtik. En kısa sürede ihaleyi ilan edeceğiz."

Marmaray güzergahı değişmez
Ayrılıkçeşme noktasında bulunan tarihi kalıntılar nedeniyle, Marmaray güzergahını değişeceğine yönelik haberlerin de doğru olmadığını söyleyen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Tarihi eser 2004'te ortaya çıkarılmış, kurula tescili yaptırılmış, rölöveleri tamamlanmış. Tarihi eserin bulunduğu noktayla Marmaray güzergahının ilgisi yok. Ayrılıkçeşme İstasyonu'na giden yol bağlantıları üzerinde yapılacak kavşakta kurulacak alt dikmelerden birine isabet etmektedir. Sorun ya dikmenin ötelenerek ya da eserin kurul izniyle aslına zarar verilmeden kaydırılması yoluyla çözümlenecek" dedi.

YorumlarYorum Sayısı: 31

Yazan: halil karakasköprüleriyle kemerleriyele kubbeleriyle geri gelsin sinanlar
arif nihat asya

ah nerde kaldı ... kemer köprüler... sanatın yerini rant
gül bahçelerinin yerini otoparklar
duman dolu bir metroppol...
taş köprülerin yerini...
çelik ve beton köprüler...

olacak... belki ihtiyaç... ancak bu tip kararları alırken çok yönlü

tarihi sosyolojik piskolojik ve çok yönlü açılardan ele alınmalı .. köprü yapılacaksa öyle yapılmalı böyle değil :( ... medeniyet olmakla alakalı olsa gerek ... bir sinanlarımız vardı şimdide var ama keşfedilemeyenler ...
... şimdilerde köprülerin ihaleleri ... sadece inşaat mühendisliği olarak ele alınıyor.... meslektaşlarıma köprü denilince köprüleri kim projelendiriyor sorusunu soruyorum.. bu hususta yaramız büyük..
saygılarımla...

Yazan: hipmilaybelirlenen güzergahlar istanbul boğazının gerek tarihi gerekse doğal bitki örtü dokusu açısından en değerli yerleri. istanbul boğazı başlıbaşına büyük bir değerken, hem kentin hem ülkenin ekonomisini,dokusunu.. bozacak,doğal bir kıyıma sebep olacak bir canavarın yapılmasına nasıl gönülleri razı olacak,inanması çok güç. sadece kendi ceplerini doldurmak için bunu yapmaları bu ülkenin geleceğine,çocuklarına haksızlıktır. bu köprünün neleri yokedeceğini,bizden neleri götüreceğini gören biz mimarlar neden hayır diyemiyoruz bu zalimliğe? 1. ve 2. köprülerin kentten alıp götürdüklerini göremiyor muyuz?

Yazan: ErDiNc_iStKöprü çözüm mü olacak? Sağlam altyapı ulaşımı daha çözümleyici .

Yazan: Derya Yazman1997 yılından bugüne dek gündemdeki yerini koruyan 3. Boğaz Köprüsü Projesi halen daha çözümlenmiş değil ve ne zaman çözümleneceği de ayrı bir tartışma konusu. 1997'den bugüne süreci özetleyen 3. Boğaz Köprüsü ile ilgili Hürriyet gazetesindeki haberlerden hazırladığımız alıntılar Geçmişten Bugüne ?3. Boğaz Köprüsü? linkindeki haberde.

Yazan: necrophagiaxKöprünün daha kuzeyde yapılması araç ve insan yoğunluğunun kuzeye kayması anlamına geliyor. İyi. Devam eden Marmaray projesi, tamamlanan/devam edilen raylı toplu taşıma istikametleri, metrobüsler; trafiği büyük ölçüde rahatlatacak. Üçüncü köprünün yapımı İstanbulun kuzey kısımlarına ulaşmak isteyenler için (doğru yönlendirmeler ile) merkezi kullanmak zorunda bırakılmama özgürlüğü sağlayacak. İşin bir de köprünün geçeceği istikamet ve giriş çıkış hattındaki yapılaşma sorunu kısmı var. Hiç girmiyorum bu kısma, zira şaibeler asla bitmeyecek, yine birilerinin punduna getirip işlerini görüp görmeyeceklerinden asla emin olamayacağız. İşin bu kısmı hariç; gerçekten iyi yönlendirilir ve yönetilirse bu projenin başarılı olacağını düşünmekteyim. Bütün bunlara rağmen yukarıdaki yazılanlara da katılarak diğer büyük şehirleri örnek veriyor ve trafik sorunun bitmeyeceğini düşünüyorum. Daha iyi hale gelip gelmeyeceğini de göreceğiz.

Yazan: Burcu Oztaskinİstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi'nin eski Koordinatörü ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Kaptan, 3. köprünün, 2. köprü gibi İstanbul için "siyah bir kuşak" anlamına geleceğini söyledi. "Böyle büyük bir projede yerel yönetimin merkezi yönetimle karşı karşıya gelmesi risklidir, çok risklidir," dedi.

Kaptan, İMP'deki görevinden istifa süreci ile ilgili olarak da "Anlaşmazlıklarımız ulaşımla ilgili konularda ortaya çıktı. Biz tünellere de karşıydık. Tarihi yarımadanın altından geçecek olan tünelleri 3. köprüden daha tehlikeli buluyoruz," diye konuştu.


Haberin devamı için tıklayın.

Yazan: cbekleyenBence de sorun siyaset'en ANKARA'dan yönetilmekten kaynaklanmıyor, siyasetin ne kadar demokratik olduğu sorgulanmalı, yürürlükte olan Siyasi Partiler Yasası ile Seçim Yasası, ülkemizdeki "kuvvetler ayrılığı" ilkesini yerle bir etmektedir, 1980'den sonra, ne kadar siyasi parti genel başkanı var ise o kadar padişaha sahip olmadı mı? ülkemiz... Yerel yönetim kararlarında, sivil toplum örgütlerinin etkilerini hukuken, fiilen görebilmektemisiniz?, mesleki organlar ne derece de Belediye Meclisleri kararlarında söz ve oy hakkına sahipler? Bir tek yargı yolu var, mahkemeler, danıştay yolları, onlar da uzun, yorucu, yıpratıcı olmamaktamıdır? Bir ara bir çok il de moda olmuş idi "Kent Konseyleri" adı ile hukuki dayanaktan yoksun oluşumlar, adeta bazı yerlerde mevcut Belediye Başkanının borazanı gibi hareket etmekte idiler!!! bu şekilde de olmamalı, bilim insanlarından (Mimar-Mühendis, Sosyoloji, Psikoloji vb.gb.) deneyimli, sözü dinlenebilir bireylerden oluşan, gücünü yasadan alan kurullar Kamu-Özel yatırımlarını denetleyip, doğru yönlendirebilir kılınmalıdır...

Yazan: Omer Yilmazİsmet Berkan'ın yazısında belirttiği ve Ömer Kanıpak'ın Ahmet İsvan'ın kitabında aktardığı Ankara'dan yönetiliyor olma meselesi elbette ki önemli. Ancak acaba sorunun temelinde bu meselenin tuttuğu yer ne kadar önemli? Üçüncü köprü tartışmaları yıllardır süregeliyor o kadar ki hızlı bir aramayla 12 yıl öncesine ait gazete haberleri web'de bile bulunabiliyor. Yani eğer bir ihtiyaç varsa, köprü yapılacaksa bu bir anda ortaya çıkmadı. Öte yandan Kadir Topbaş'ın ilk başkanlık döneminde oluşturduğu İMP tüm bu tartışmaların içindeydi zaten. Bir düşünelim Ankara'dan yönetilmiyoruz, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı iddia edildiğinin aksine Başbakan'ın düşüncelerine zıt projeler uygulayabiliyor. Ve bu durumla birlikte kendisi içtenlikle köprünün yapılmasını istiyor... Ne değişecekti? Herhalde bu sefer de "Genel Sekreterim ve Ben helikopter ile kenti havadan gezdik ve güzergahı beraberce belirledik" diyecekti Belediye Başkanı. Allahaşkına bunun nesi merkezden yönetim sorunu! İsmet Berkan'ın demokrasi budur vurgusu bence çok yerinde...

Yazan: Ömer KanıpakBu aralar okuduğum bir kitap tam da 3.köprü tartışmaları üstüne denk geldi. 1973-1977 yılları arasında İstanbul Belediye Başkanlığı yapmış Ahmet İsvan'ın anılarından oluşan kitap çok ilginç. Hem o yıllarda yaşananları belgelediği için hem de 25 yıldır fazla bir şeyin değişmediğini anlattığı için. Ne yazık ki İstanbul hala başkentin gölgesinde... Kitabın arka kapağında Baskın Oran'ın tanıtım yazısından: [LEFT][image]
“Ahmet İsvan’ın bu kitabı, aslında iki kitap. Bir kere, bir roman: “Ütopya” dediğimiz ulaşılamaz şeyin bal gibi ulaşılabilir, gerçekleştirilebilir olduğunun romanı. İstanbul gibi zıvanadan çoktan çıkmış bir metropolün; dürüstlük, adalet ve hukuku elden bırakmadan bal gibi yönetilebileceğini, yönetildiğini anlatıyor bu roman.. [/LEFT] İkinci olarak, bir öykü: Böyle bir şeye cüret eden bir adamın burnundan her şeyin nasıl fitil fitil getirildiğinin öyküsü. Dürüstlükten, adaletten ve hukuktan ayrılmamak yüzünden bir İstanbul belediye başkanının bir yandan kendi partisi, diğer yandan 12 Eylül yönetimi tarafından nasıl parçalanmak istendiğini anlatıyor bu öykü. Bir üçüncü niteliğini istiyorsanız bu kitabın, onu da söyleyebilirim: O dürüstlük, adalet ve hukuk adamının kendini parçalatmamak için nasıl çarpıştığını anlatıyor. Kendi partisine ve 12 Eylül’deki faşizme karşı. Hiç övünmeden, yalın ve sakin... Bir kitabı önemli yapmak için ilk ikisi yeterdi. Üçüncüsü, onu bir klasik yapıyor. Alınız, okuyunuz, artık örneklerine “dinozor” denilen bir adamı tanıyacaksınız ve insanlıktan kesilmekte olan umudunuz yeşerecek.” Baskın Oran Not: Kitap piyasada veya internet kitapçılarında pek bulunmuyor. Sahaflarda, ikinci el kitap satan internet sitelerinde veya kütüphanelerde bulmanız mümkün olabilir.

Yazan: Ömer KanıpakHaluk Gerçek'in söyledikleri konuyu çok güzel özetliyor. Nasıl ki TEM geçisi, kendi etrafında yarattığı yeni yerleşmelerin yükünü ancak taşıyorsa, üçüncü köprü de yaratacağı yeni yerleşmelerin trafiğini ancak taşıyacak. Önümüzde kısa süre önce yaşanmış bir gerçek varken bu nasıl görülmüyor da İstanbul trafiğini çözecek deniyor üçüncü köprüye anlamak mümkün değil. Aynen ikinci köprü zamanındaki gibi şimdiki yönetim de "Ormanlara zarar verilmeyecek, araziler imara açılmayacak" dese de, üçüncü köprü yolu kenarları da yasadışı binalarla dolacak, sonra mecburen Sultanbeyli'de olduğu gibi hepsine yol, su, elektrik, doğalgaz taşınacak. Ondan sonra da bir meclis kararı ile kaçak beldeler, yerleşimler yasallaştırılacak. Acarkent'i yıkamadılar işte, daha çok taze bir olay var üstelik önümüzde.

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Altyapı, Ulaşım
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.